5 Haziran 2007 Salı

ÇEŞME


Ne kadar çok olmuş yazmayalı...Efenim, söylemesi ayıp bendeniz bir süredir Çeşme'deyim. Kıskanmayın boşuna çünkü iş dolayısıyla...15 kişilik, Avrupa Birliği'nin winrarla sıkıştırılmış versiyonu bir grupla beraberim. Hepsi pek şeker tonton amcalar...Bilenler bilir bende de bir tur rehberi potansiyeli vardır, anlatmaya bayılırım. Nitekim lokumdan girdim, Türk kahvesinden çıktım, baklava 40 kat yufkadan oluşması gerektiğinden tutun da İstanbul'un trafiğine konuşuyorum da konuşuyorum. Aslanlar gibi savunuyorum ülkemi - bazılarının aksine :) (bkz: Nihan ve Berna Interrail-Nice tren rayları) Gruptan bir kişiyle arabada giderken dün, Türkler şöyle kibardır, böyle moderndir dedim. Cümlemin sonuna geldim ve karşıdan karşıya geçen yurdum insanı, Ilıcalı beyamca bizim arabanın tam önünde es verdi ve '' Hönk! '' diye güzelce boğazını temizledi. Burdan kendisine selamlarımı gönderiyorum, Türkiye , hatta sayemde artık İsviçre'de onunla gurur duyuyor. Adam neredeyse ciğerlerini bıraktı yolun ortasında yahu!

Efenim, bu şehirde insanlar mutlu, deniz yanlarında, yüzüyorlar, yanıyorlar, öğlenleri Alaçatı'daki birçok dükkan ''siesta'' (aynen böyle yazıyordu, öğle tatili değil aman!) nedeniyle 13:00 - 17:00 arası kepenkleri indiriyor. Burası cennet...Dün de sahip olmayı düşündüğüm evin tam olarak yerini saptadım. Bir restoranın iskelesinin üstüne kurmayı düşünüyorum bilmiyorum restoran sahipleri için sorun yaratır mı ama... Tabii bir de o evi yapmak için kazanmam gereken para miktarı var ki hiç sorun değil hayat uzun, hatta bir de reenkarnasyona inanıyorsanız 300 yıl sonra falan...Kesin yaparım evi...Cup! denizdesin, hop! evdesin. Bir olta attın mı yemeğin hazır. Hayat bayram valla! Bu kararım katidir efenim...Katılmak isteyen olursa temelden girer küçük çapta bir kooperatif yaparız...


Şu anda otel lobisinde TTnet :( aracılığıyla sizlere ulaşıyorum. Koskaca otel bir kablosuz modem koyamamış böyle süründürüyor insanı...Bizim grup toplantıda, bugün hava da kapalı...Plaj voleybolu oynayalım diye tutturdular akşamüstü, dedim amcalar kalp krizi geçirirsiniz falan aman...Göreceğiz...Ben de bisiklet kiralayayım şöyleeee köyleri geziyim diyorum. Ordan Alaçatı'ya geçen yılki surf hocama gideyim hani şu meşhur ''Sana değil surf, board üstünde salsa yaptıriciiim yavrum!'' diyip, gerçekten de yaptıran muhterem kişiye..


Otelde herşey ekstra, 0,5 lt su 3,00 YTL, bir kutu kola 8,00 YTL, bir neskafe 8,00 YTL...Şaka gibi...Bir de odalara birer kart koymuşlar '' Hijyen kurallarımız gereği otele dışarıdan yiyecek içecek sokulması yasaktır. Kapıda güvenlik el koyabilir.'' Yok ya! Bizim gruptaki yabancılarda öğrendi. Maaile otelin karşısındaki Migros'tan gidip güzelce sularımızı alıp çantalara atıp otelde lık lık içiyoruz. Türk turizminin katilleri bunlar! Sonra niye turist gelmiyor! Sinirlendim sayın okular...Affedin...Yahu hamam bile 15,00 YTL! Bildiğin suyla, iki mermer taşı yarım saat kullanmana 15,00 YTL alıyor adamlar! Tekrar af diliyorum sayın okur...En iyisi ben gideyim bisiklete bineyim, 15 gün içinde başka yazı eklenmezse bu günlüğe, anla ki Alaçatı yollarında bir yeldeğirmenine takıldım, dönüp duruyorum.


Çeşme 2307 senesinde tamamlanacak kooperatife temelden katılmak isteyenlerin postalarını beklerim.Hepinizin gözlerinden öperim!

Hiç yorum yok: