19 Mart 2007 Pazartesi

Rakı & Meze


Perşembe günü okuldaki toplantının ardından müstakbel diş hekimi arkadaşımız İso ile buluştuk balık&ekmek - midye dolma + vapur keyfi yaparak Anadolu yakasına geçtik ve sinemaya gittik. Bu vapurda piknik konulu günümüz başka bir yazı konusu. Haftasonu ise Cuma akşamı Banu'nun teorideki aşçılık bilgilerini bir kere de bizler için pratiğe dökmek istemesiyle konsey Banu'nun evinde toplandı. (Nihan hariç kendisi şu an Florida'da bir bavula kaç çift ayakkabı sığar hesabı yapmakta) Muhteşem bir rakı&meze gecesi yapıldı, fonda meyhane müzikleri vardı. Çok içildi, sonra evin muhtelif köşelerinde uyundu, sabah ise Beyaz Fırın'da güzel bir kahvaltı yapıldı. (bkz: okuyucuya sosyal içerikli mesaj: içkili araba kullanılmadı, içilen yerde uykuya dalındı.)Hava inanılmazdı...Berna ve Merve'nin ders çalışma aşkları üzerine herkes evine dağıldı. Akşam ise aynı şehirde olup da uzun zamandır görüşülemeyen kuzen Hande Hanım ile buluşuldu. Hande her zaman ki gibi gittiğimiz her noktada Carlsberg arayışına girdi. Bir insan markasına bu kadar mı aşkla bağlı olur, takdir ettik. Hande'nin Anadolu yakasına 'İstanbul Keyfi' yaparak gelmek istemesi Beşiktaş semalarında (''semalarında'' kullanıldı çünkü kuzenim, havada salto yaparak yere yapışmış (bu anı kaçırdığım için ne kadar üzgün olduğumu beni bilenler bilir.- düz yolda yürüyemeyen, saatte 4 ila 5 arası tökezleyen hatta düşen biri olduğumdan bir de düşene aşırı güldüğümden)) ufak bir kaza sonucu bir 'İstanbul İşkencesi' ne dönüşünce kendisi gecemize gittiğimiz barda&restoranda ayağını garsonların ağzına uzatarak oturarak renk kattı. Zaman zaman da havaya girip, sakatım hiç ilgi göstermiyorsun, hiç yavaş yürümüyorsun şeklinde bana sataştı. Gece 00:00 gibi The Good Shepherd adlı filme gittik. Pazar günümüz ise yine sadece gezinti tozuntu şeklinde, kafelerde geçti. Güzel, bekar bir haftasonuydu. Yarın birisi Viyana kuşatmasından şehre dönüyor, elinde 'Wien' yazılı bir 'shot bardağı' ile gelmezse, bundan sonra ki tüm günler güzel ve bekar geçicek. :) (bkz: Kesinlikle tehdit değil, sadece uyarı)

Bugün konseyle kahve içerken alıp başımızı bir yerlere gitmekten konu açıldı. Yazın gitmek lazım bir yerlere...Ama nereye bilemedik...Tartıştık önce Türkiye'de gidilmemiş yerleri mi görmek lazım acaba diye sonra öğrenciyken vize almanın daha kolay olacağı kanısına vardık ya da bu bahanenin ardına sığındık :) en iyisi başka ülke canım dedik. Dedik de bunun pratiğe geçmesi ne kadar zaman alacak göreceğiz. 03 Nisan'daki Erasmus sınavı bir geçsin, eğer Londra'ya gitmem kesinleşirse o zaman bir tatil yapmak şart olacak. Bu şehir de nasıl bırakılıp gidilir ki...
NOT1: Yorum yapmak isteyip de benim e-posta adresimi yahoo sanan arkadaşlar için: serdsi@gmail.com
NOT2: Resimdeki Merve Hanım'dır, canımızdır, yarın sınavı vardır eğer kalırsa demezler mi ona Cuma akşamı içerken aklın neredeydi diye :) Mervem amacım vallahi de billahi de içine oturtmak değil.

5 yorum:

Adsız dedi ki...

ya şu yazıya bi yorum yazıyım dedim yüzüme gözüme bulaştırdım. Gönderemeden kapamışım uzun uzun da yazmıştım hepsi gitti. Öfff çok sinirlendim şu an Nihan ve Sinem ikilisiyle Starbuckstan yeni geldim ve Sevgili Sinem Serdar bana kızmadan şu günlüğünü bi okuyım dedim. Ya bu kedilerle başım dertte az önce de baya bi rezil oldum yani starbucksta:)Evet kızlar katılıyorum bu sorunu çözmem gerek az önce de camımın önüne bir kedi gelmiş bir anda göz göze geldik ve olan oldu tabi :) Cuma gecesi gerçekten süperdiii Banucum ellerine sağlık muhteşem olmuştu herşey. Ama bir dahaki sefere tek başıma şarap içicem diye tutturmıycam çünkü biliyorsunuz ki gecenin sonunda bir baktım bütün şişeyi içmişim. Normalde içmem(!) biliyosunuz ve bazı içkiler bazı insanlara çarparmış şarap da bana :) Ama Sinem kırıldım yani insan o geceye damgasını vuran mezdeke gösterisini nasıl unutur yazmaz. Emeğimize yazık taktığımız peçelere yazık valla :)
o zaman en kötü günümüz böyle olsun diyorum ve öpüyorum
not:günlüğünü beğendim yazmaya devam. ama her 3 yazıda bir kendi ismimi görmezsem protesto ederim okumam ona göre.3 çok 2 olsun.

Unknown dedi ki...

Şikayet!!

ya bu balık-ekmek yeri nereleridir!? bende istiyorum bi balık-ekmek yiyim artık! ben neden götürülmüyorum?! soruyorum işte be!

ayniylavaki dedi ki...

cancagazlarim gece sizlerle guzeldi..ne zaman isterseniz farkli konseptlerle yeniden yapariz misal çay-simit, bira-patates, bal-kaymak.. :)

mezdekenin yazilmamis olmasi benim de dikkatimi cekti..bi daha yapmayiz merve olur biter.

sin dedi ki...

Balık - ekmek yeri Galata Köprüsü civarındadır Başako, ben götürmek isterdim ancak okula gittiğimde ancak uğrayabiliyorum. Ama Kadıköy iskelesi civarında da var bildiğim kadarıyla. Gidiniz Nazmiko'yla yiyiniz beni de anınız...:)

sin dedi ki...

Sayın Banu ve Merve Hanımlar, Mezdeke Dans Grubu Özel Gösterinizin yayınlanma talebi değerlendirilmiş, blog okuyucularını bu şahane ikiliden mahrum bırakmamın gereksiz olduğuna şahsımca kanaat getirilmiş ve hatta bu hususta bizzat kendi kendim kınanmıştır. Ancak gönül ister ki şu bloga video eklenebilsin de Mezdeke Videonuz afişe edilsin. Bakalım ondan sonra da aynı şeyleri söyleyecek misiniz? Böyle taleplerle gelmeyin vallahi acımam Youtube'a koyarım videonuzu,telefonunuzu da yazarım altına sonra sapıklarla uğraşırsınız. Başıma geldi oradan biliyorum, siz de biliyorsunuz. Jason'ın tabiriyle ancak sitcomlarda olabilecek 'Gay Pimp' e özendirmeyin beni oturun adabınızla! Aaa! İyi ki bir yoruma izin verdik yahu!