7 Mart 2007 Çarşamba

İlk

Günlerden bir gün, hayatı boyunca hep günlük tutmayı isteyen ama bir türlü tamamına erdirememiş bu kız makus talihini yenmeye karar verir. Bugüne kadar tuttuğu günlüklerin, yarım bırakılmaları dışında hiç bir ortak özellikleri yoktur. Defterlerin özellikleri ait oldukları yıllara göre hep değişmiştir: İlkokul yıllarına denk düşenler meyve kokulu, renkli sayfaları olan çiçekli böcekli iken, ortaokul & lise yıllarındakiler biraz asi tavırlıydı. Şimdi vakit üniversite ve hatta iş hayatı, günlük de zamana ayak uydurdu bilgisayar ekranına hapsoldu. Artık annem okur, babam bulur kaygısı yok...
Bakalım bu defa günlük yazma sevdası ne kadar sürecek. Hayatımdaki güzel insanlar için de bir sakıncası olmadığı sürece, onlarla yaşananları da taşıyacağım buraya.
İlk seferlik bu kadar yeter. Bünye alışık değil günlük tutmaya...Bir anda korkutmamak gerek...

NOT: Televizyonda Avrupa Yakası var, kimbilir belki onun da etkisi vardır kısa kesmemde.

2 yorum:

ayniylavaki dedi ki...

cancagiz hayirli ola. ama eski blogculardan olan benden bir tavsiye :P (ole dedigin gibi bahisler baslamasin bi kere)istedigin zaman yazarsin sonra gelmez icinden.sonra 3 ay gecer 5 ay gecer yeniden yazarsin. guzelligi bu. heyecanla bekliyorum yazilarinı :)

Adsız dedi ki...

"Ustaca harmanlanmış incelik, mizah, ironi ve duygusallık... Sinem'den yine zekice kaleme alınmış, sürükleyici bir blog.Yeni yazıları beklerken sabırsızlanacaksınız"
-New York Times-

"Gündelik hayatın yoğun duyguları, olağanüstü bir gözlem gücü... Ve Sinem"
-Sunday Times-

"Güldürüyor, ağlatıyor ve düşündürüyor. Sinem sıcaklığı ve sempatisiyle sıradan olayları destansı bir dille aktararak, sanatsal bir anlatım sunuyor."
-San Francisco Chronicle-

"Harika bir anlatım, güzel insan Sinem'e yakışır bir blog,neden ortanokta'da değil bu blog, tamam yapmadık henüz ama vakit bulunca yapacaz."
- Ortanokta-